tatlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2008

Bal-kaymak Gözleme



Muzur bir yemek bu! Çok tehlikeli çoook...
Sevmeyeni yok gibi. Çok kalorili ve çok lezzetli. Çabucak yapılıveriyor, bir parça, hadi iki, dur bir tane daha derkeeeennn:) Ne olduğunu anlamadan bitiriveriyor insan.
Bu yüzden fazla yapmamalı. Belki Pazar kahvaltılarında.

Hikayesine geçelim hemen. Sonra da tarife:



Eşimle ilk seyahatlerimiz. Fırsat buldukça kaçıveriyoruz, nereye olduğu önemli değil, şehirden uzaklaşalım da..
Ankara'dan henüz çıkmışız, Sivrihisar'a gelmek üzereyiz ki, bir köprüye saparak karşı yöne dönüyor Hakan. Ağaçların arasında, yol lokantası gibi bir yere giriyor.
Şaşkınım; "Sabah sabah bu salaş yerde ne işimiz var, ben ne olduğunu bilmediğim yerde yiyip içemem ki" diye düşünüyorum içimden.
"Kahvaltı" diyor Hakan, "Balkaymak gözleme seversin herhalde?"

"Adı çok ağır, kaymaktan nefret ederim, bilmediğim yerde de yemem" diyemiyorum elbette :)

Önce normal bir gözleme geliyor, yanında yoğurt ve çömlek peyniri. Çay da nefis!
Ohh, çok şükür, balı da yok kaymağı da. Üstelik muhteşem bir lezzeti var, inanılır gibi değil. Kaymakla bal, üzerine sürmek için gelecek birazdan herhalde diyorum.
Gözlememin yarısına gelmişken, üzeri bal ve kaymakla sıvanmış asıl gözlemeler geliyor!
"Ahhh hay allah, bu yediklerimle doymuştum aslında" diyorum:) Hakan sadece tadına bakmam için ısrar ediyor. Cicim ayları; kırar mıyım hiç! Tadına bakıyorum. Bir parça, sonra bir parça daha, bir tane daha.....

Dönüş yolunda soruyorum: "Balkaymakcıda dururuz değil mi?"

Yıllar geçti. Hala her geçişimizde uğrarız Bal-Kaymakçıya. Geçenlerde evde de deneyim dedim. Yöresel malzemeler haricinde, lezzete oldukça yaklaştım sayılır.

Yapacak olanlara uyarı:

Dikkat alışkanlık yapar!!


Malzemeler:
1 adet gözleme için:

  • 1 adet yufka,
  • 1 adet yumurta
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 1 çimdik tuz
  • bal
  • kaymak

Yapılışı:
  • Yumurtayı çırpın, tuz ilave edin.
  • Taze yufkayı tezgaha yayıp, fırça ile her tarafına bolca yumurta sürün. Kenarlarını katlayarak bir kare oluşturun. (Yufkacıların katladıkları şekilde)
  • Her katlamanızda, boş iç kısımlara yumurta sürün.
  • Zeytinyağı ile yağladığınız tavada üzerini kapakla kapatarak, her yanı eşit pişecek şekilde-tavayı sallayarak- pişirin.
  • Pişen gözlemelere, henüz sıcakken bal sürün ve üzerine arzu ettiğiniz kadar kaymak koyarak servis yapın.

Afiyet olsun..

Notlar ve Püf noktaları:
  • Orijinali elde açılmış yufkayla yapılmıştı. Vakti, sabrı ve becerisi olanlar böyle de deneyebilirler.
  • Olmayanlara, yufkacıdan alınacak taze yufka ile yapmalarını öneririm. Marketlerde hazır satılanlarla iyi olmuyor.
  • Pişirirken üzerini mutlaka kapatın. Gözlemeler puf puf kabarıyor ve yumuşacık oluyor.
  • Balı ve kaymağı, gözlemeler soğumadan koymak çok önemli. Böyle bütünleşiyorlar:)
  • Bazılarına bal-kaymak koymadan, piştikten sonra üzerine koyacağınız tulum peyniri ya da sevdiğiniz bir peynir ve maydanozla da deneyin.

16 Nisan 2008

Elmalı Çörek



Hani geçenlerde elmalı krep yapmıştım, hatırladınız mı? İşte o gün, bilerek ve isyeterek, elmalı içi çok çok hazırlamıştım.
Çünkü Mimi de dahil olmak üzere, ailedeki herkes tarçınlı cevizli bu tatlı elma karışımına bayılıyor, ve bu lezzet bizim evde çok prim yapıyor:)

Niyetim, bu içi kullanabileceğim güzel bir tarif daha bulup ev halkının gönlünü kazanmak.
Gözüme maya paketinin arkasındaki "Elmalı Çörek" yazısı ilişiyor...
Bu tür tariflere pek cesaret edemediğimden, "Boşver" diyorum, "En iyisi denemiş bir tarif bulmak". "Hem ben mayalı şeyleri de çok beceremem zaten!"

Böyle diyerek internet başına geçiyorum.

Bu kadar tesadüf nasıl olur? Sibel, sayfasında bir elmalı çörek tarifi veriyor.
"İşte budur!!!" diyorum okurken. Ve birden son satırlar dikkatimi çekiyor. Şöyle diyor Sibel: "Tarif, maya paketinin arkasından!"

Bu tarifi yapmak şart oldu artık. Çünkü Sibel'in sayfasından yaptığım şeylerin tümü o kadar güzellerdi ki. Onun Sakızlı, Lorlu kurabiyesini yemek blogcuları arasında bilmeyen ve beğenmeyen yoktur herhalde.
Yani; bu tarife güvenebilirim diyor ve hemen yapıyorum.

İşte oldu bile...Çok kolay ve çok lezzetliler.
Hemen tüketildiler, çok sevildiler.....

Elmalı Çörek

Malzemeler:
16 adet çörek için

  • 2,5 su bardağı un (tam buğday unu)
  • 1 paket dr.Oetker instant kuru maya
  • ½ çay bardağı toz şeker
  • 1 yumurta
  • 50 gr tereyağı (zeytinyağı)
  • 1 çay bardağı ılık süt

İç için :
  • 2 adet elma (3 adet elma)
  • ½ çay bardağı toz şeker (1/2 çay bardağı pekmez)
  • ½ çay bardağı ufalanmış ceviz içi (ilave olarak 1/2 çay bardağı kuru üzüm)
  • 1 çay kaşığı tarçın (1 tatlı kaşığı tarçın)

Üzeri için:
  • pudra şekeri

Yapılışı:

1. Elmaları soyup rendeleyin, üzüm ve şekerle (pekmezle) birlikte suyunu çekene kadar pişirin. Pişince ceviz ve tarçını ekleyin.

2. Unu maya ile karıştırın. Toz şeker, yağ, yumurta,ve sütü ilave edin, yoğurun. Yumuşak bir hamur elde etmelisiniz.

3. Hamurun üzerini nemli bir bezle örterek, 1 saat kadar mayalandırın.

4. Mayalanan hamuru 16 parçaya ayırın. Her parçanın içine elmalı içten 1 kaşık kadar koyup kapatın. Avucunuzda yuvarlayarak top şekline getirin.

5. Yağlı kağıt koyduğunuz fırın tepsisine aralıklarla dizip, 30 dk daha bekletin.

6. Önceden 175 derece ısıtılmış fırında üzeri pembeleşinceye kadar (yaklaşık 15 dk) pişirin.

7. Soğuduktan sonra üzerlerine pudra şekeri eleyin.

Afiyet olsun....




Notlar ve Püf Noktaları:


  • Orijinal tarifin yanında, parantez içinde yazdıklarım benim kullandığım ölçü ve malzemeler
  • Orijinal tarif, hamuru 8 parçaya bölerek 8 büyük boy çörek elde ediyordu. Ben hamuru 16 parçaya ayırıp, yaklaşık 5-6 cm büyüklüğünde ve içi daha dolu çörekler elde ettim.
  • Bu çörekleri, içine marmelat koyup bol sıvıyağda kızarttığınız zaman Berliner benzeri çörekler elde edebilirsiniz. (biz çocukken bunlara ponçik derdik)
  • Benim gibi, bütün yemeklerde tam buğday unu kullanmalıyım takıntınız yoksa, normal un kullanıp, benimkilerden daha da yumuşak çörekler elde edebilirsiniz:)

21 Mart 2008

Elmalı Krep






İşte bir önceki yazıda tarifini verdiğim krepin, Mimi tarafından beğenilen tatlı versiyonu.

Ceviz, herzamanki gibi başrolde:)

Elmalı iç, damak tadıma çok uygun. Öyle ki, çok çok yapıyorum, krepten kalanı ile başka tariflerde kullanmak niyetindeyim.
Ev halkı biraz şaşkın, ama mutlu:

" Anne, sen pek böyle şeyler yapmazdın?? " ("Böyle şeyler"le kastedilen: Tatlı)

Elmalı Krep

Malzemeler:
8-10 adet krep için

Krep:
  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı un
  • 1 tutam tuz
  • 1+3/4 bardak süt
  • 1 çorba kaşığı şeker

İç:
  • 6 adet elma,
  • 1/2 su bardağı şeker
  • 1/3 su bardağı pekmez
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1/2 su bardağı kuru üzüm

Üzeri için:
  • Ceviz içi
  • Pudra şekeri
  • Dilerseniz vanilyalı dondurma




Yapılışı:
  • Krep malzemelerinin tamamını karıştırıp, buzdolabında yarım saat dinlendirin.
  • Elmaları soyup rendeleyin.
  • Şeker, pekmez ve üzümleri ilave edip kısık ateşte suyunu bırakıp çekene kadar pişirin.
  • Piştikten sonra altını kapatıp, tarçın ilave edin.
  • Çok az yağladığınız yapışmaz tavaya krep karışımından dökerek, mümkün olduğu kadar ince krepler pişirin.
  • Soğumuş olan iç malzemelerini kreplere bölüştürüp, dilerseniz rulo, dilerseniz katlayarak ve üzerine pudraşekeri, ceviz koyararak servis yapın.

Afiyet olsun..

21 Şubat 2008

Meyva Salatası





Ev toplantılarımızda, hazırladığım ikramlar içerisinde en büyük tezahuratı hangi yiyecek alır bilir misiniz? Meyva salatası.
Hem tatlı, hem meyva yerine geçer. Yemesi keyifli, sunumu çeşitlidir. Mevsimine göre her meyva ile hazırlanması mümkündür. Bir iki dokunuşla bambaşka lezzetlere dönüşebilir..
Daha sayayım mı?

Genellikle büyük cam bir kasede hazırlarım meyva salatasını. Görüntüsüne bayılırım çünkü.
Bu sefer, görüntüyü daha da pekiştirebilmek adına, meşhur minik kaseleri kullandım ve tek kişilik salatalar hazırladım.

Sanırım herkesin kendi damak zevkine uygun olarak hazırladığı bir meyva salatası vardır. Bu yüzden, şimdi yazacaklarım, bir tariften ziyade, meyva salatasına kendi damak zevkimce yaptığım ufak eklemeler, dokunuşlar.




Meyva Salatası:

  • Mevsim meyvalarından damak zevkinize göre seçtiklerinizi yıkayıp, soyup minik minik doğrayın.
  • Bir miktar portakla suyuna biraz limon ekleyerek meyvaların üzerine döküp karıştırın. (Bu meyvaları tatlandırdığı gibi kararmalarını da önlüyor. Daha yoğun bir tat isterseniz, bu yarışıma şeker ilave edebilirsiniz.)
  • Dileyenler, portakal suyu karışımına bir kaç kaşık rom ekleyebilirler, tavsiye ederim.
  • Küçük kaselere paylaştırıp, üzerine vanilyalı dondurma, kaymak, vanilyalı puding ya da vanilya sosu ve tarçınla, hatta sadece tarçınla servis yapabilirsiniz. Benim tercihim vanilya sosu. *

* Vanilya sosunu; hazır vanilyalı pudinge, tarifte belirtilenden biraz daha fazla süt ekleyerek hazırlayabilirsiniz. Bulabilirseniz, bir miktar çubuk vanilya ilave etmenizi öneririm.




Meyva salatasının en güzel sunum şekillerinden biri de; jöleyle hazırlamaktır. Bu, biraz daha vakit ve emek gerektiren bir sunum olsa da, sonuç bence çok etkileyicidir.

Ben genelde büyük kaplarda jöle hazırlarken başarısız olurum. Ama bu sefer, tek kişilik kaselerle denediğimde işi çok kolay hallettiğimi gördüm. Size de tavsiye ederim. Katları hazırlarken donmaları daha kolay olduğu için, büyük kaseye göre oldukça pratik.




Jöleli Meyva Salatası:

  • Mevsim meyvalarını küçük küçük doğrayın. Elme, portakal gibi meyvaları, kasenizin boyuna uygun ebatlarda, ince, ince dilimleyin.
  • Jöleyi paketindeki tarife göre hazırlayın. Henüz sıcakken kaselerin dibine bir miktar dökün.
  • Kaseleri buzluğa koyup , jöleler katılaşana kadar soğutun.
  • Katılaşan jölelerin üzerine meyva küp ve dilimlerini dilediğiniz şekillerde yerleştirin.
  • Kaseleri, meyvaların üzerini kaplayacak kadar jöle ile doldurun.
  • Jöle katılaşana kadar, tekrar buzdolabında bekletin.

Hazır olduktan sonra, üzerlerini süsleyip servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun.


25 Ocak 2008

tek kişilik pasta




Bu tek kişilik pastayı, (Paşabahçe'de 1,75 YTL ye satılan küçük cam kaplarla alternatif sunumlar hazırladığım) Yemek.Name 'nin Kasım sayısı için hazırlamıştım.
Yaklaşık 14 değişik alternatif hazırladığım için, sunumları tarifleriyle birlikte yayınlayamamıştım. Alternatiflerden biri olan Tek Kişilik Tiramisu tarifi beğenilip, uygulanmaya başlayınca, diğer tarifleri de yayınlamaya karar verdim.

Bu küçük kap, sunum şekli olarak öyle harikalar yarattıyor ki, denemenizi özellikle öneririm.



Tek Kişilik Meyvalı Pastalar


Malzemeler
6 kişi için

  • Hazır pasta tabanı (ya da dilediğiniz bir tarife göre hazırlayacağınız pandispanya *)
  • Hazır vanilyalı puding (ya da dilediğiniz şekilde hazırlayacağınız vanilyalı muhallebi**)
  • Elma suyu
  • Mevsim meyvaları
  • Dr Oetker Tart Jölesi

Yapılışı:
  • İki katlı pasta tabanından, cam kaseyi kalıp olarak kullanarak daireler kesin.
  • İlk daireyi kasenin tabanına yerleştirin, elma suyu ile hafifçe nemlendirin.
  • Üzerine, tarife göre hazırlanıp ılıtılmış pudingden bir kaç kaşık yayın.
  • Pudingin üzerine, ufak doğradığınız meyveleri dizin.
  • Bir kat daha pandispanya koyarak aynı işlemi tekrarlayın.
  • En üstteki meyvelerin üzerine (poşetteki tarife göre hazırladığınız) jöleden bir kaç kaşık dökün.
  • Buzdolabında bir saat dinlendirip servis yapın.
Afiyet olsun...


Notlar, Püf noktaları
  • *Eğer vaktim kısıtlıysa hazır pasta tabanı kullanıyorum. Diger zamanlarda en severek yaptığım tarif burada
  • ** Bu tür pastalar hazırlayacağım zaman en pratik şekliyle Dr Oetker Creme Ole vanilyalı kullanıyorum.
  • Minik pastaları, çikolatalı puding- çikolata parçaları, ya da dilediğiniz meyve alternatifleri ile hazırlayabilirsiniz.
  • Pandispanyaları ıslatacağınız meyve suyuna Rom eklerseniz lezzet çok daha güzel olacaktır. (Dileyenler için elbette)
  • Bildiğiniz tüm pasta tariflerini bu minik kaselere hazırlayabilirsiniz. Kaselerin etrafına geçireceğiniz kurdeleler çok sükse yapıyor, benden söylemesi:))

18 Ocak 2008

Lorlu Nefis Börekler




Bu minik börekcikler var ya bu minicik şeyler, öyle şirin ve öyle lezzetliler ki.. Üstelik şıp diye hazırlanıveriyorlar.
Ama tek şart, şöyle mis gibi bir lor bulacaksınız, hem de tam tuzsuz. (Sayfanın takipçileri böyle bir loru nerede bulacaklarını artık biliyorlar:)
Ondan sonra 10-25 dakika içinde börekçikler sofranızda.
Üstelik çok sevimli minik ikramlar bunlar.
Tarif arşivden alındığı için fotoğraf düzenlemeleri biraz eksik oldu, biliyorum. Kusura bakmayın lütfen:)

Lorlu Minik Milfoyler

Malzemeler:
24 adet minik börek için:

  • 8 adet milföy hamuru
  • 200 gr tam tuzsuz lor peyniri
  • 1 adet domates,
  • 1 adet kırmızı tatlı biber
  • 1 avuç çekirdeği çıkmış siyah zeytin
  • maydanoz
  • üzerine sürmek için 1 yumurta sarısı


Yapılışı:


  • Domatesi, biberi minicik küpler şeklinde doğrayın.
  • maydanozu, zeytinleri incecik kıyın
  • lor peynirini çatalla ezin ve tüm iç malzemeleri ekleyerek iyice karıştırın.
  • İç malzemeyi milföy hamurlarının içine yerleştirip rulo yapın.
  • Her ruloyu 3 parçaya kesip, üzerine yumurta sarısı sürüp, önceden 175 derece ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar yaklaşık 20 dakika pişirin.
  • Ilık servis yapın.
Afiyet olsun.

Aynı malzemeler ve tatlı versiyonu:

(Bu tatlı böreklerin içlerini, Girit'in meşhur Kaliçunya'larından esinlenerek hazırladım



Tatlı Minik Milföyler

  • 8 adet milföy hamuru,
  • 200 gr tam tuzsuz lor peyniri
  • 2 çorba kaşığı toz şeker,
  • bir kaç dal taze nane,
  • 1 çay kaşığı toz tarçın
  • 1 yumurtanın sarısı
  • üzeri için bal
Lor peynirini çatalla ezin, içerisine incecik kıyılmış taze nane yapraklarını, tarçını ve toz şekeri ilave edip iyice karıştırın.
İç karışımı milföy hamırlarının içine yerleştirerek rulo yapın.
Her ruloyu keskin bir bıçakla üçe bölün.
Minik dilimleri, açık kısımları tepsiye/yukarıya gelecek şekilde çevirerek tepsiye dizin. üst kısımlarına yumurta sarısı sürün.
önceden 175 derecede ısıtılmış fırında 20 dakika civarında pişirin.
Ilıkken üzerine bir miktar bal dökerek servis yapın.
Afiyet olsun.


06 Aralık 2007

Yabanmersinli Muffinler


Frambuaz, yabanmersini vs gibi orman meyveleri, bir süredir büyük marketlerin donmuş ürünler reyonlarında satılıyor. Benim gibi "berry" ailesine düşkün biri için büyük sevinç bu. (Berry, Türkçe'ye nasıl çevrilir bilemeyeceğim) Hemen kolları sıvayıp, "orman meyveli" tarifleri denemeye başladım. Reçetelerinden her zaman olumlu sonuçlar aldığım "Avustralian Women's Weekly Cookbooks- Muffins Scones And Breads" kitabımdan seçtiğim bu reçete, şimdiye kadar en beğendiğim muffin, (ya da dilimize çevrilmeye çalışılan şekliyle "topkek") tarifi.

Ben bu minik muffinleri neden keklerden daha çok seviyorum biliyor musunuz? Çünkü çok pratik. Hazırlaması da, pişmesi de çok kısa sürüyor. Tek kap, tek kaşık kirletiyorsunuz. Mikseri çıkardın, orda onu çıptın, ayrı kapta bunu karıştırdın dertleri yok. Tuzlusu ayrı güzel, tatlısı ayrı güzel. İç malzemeleri ile istediğiniz gibi oynayarak pek çok çeşitleme yapmak da mümkün.



Mazlemeler:
10 adet büyük, 20 adet minik muffin kabı için:

  • 2 cups (300 gr) un (tam buğday unu)
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 3/4 cup (150 gr) kahverengi şeker
  • 1 cup (150 gr) taze ya da donmuş yabanmersini (ve frambuaz karışımı)
  • 1 yumurta, az çırpılmış
  • 3/4 cup (180 ml) buttermilk (kefir, hatta light kefir)
  • 1/2 cup (125 ml) zeytinyağı (1/3 cup)
Yukarıdaki miktarlar orijinal tarife göre. Renkli yazılanlar ise benim yaptığım, ve size de önerdiğim miktarlar.

Yapılışı:
  1. Kuru malzemeleri karıştırın.
  2. Tahta bir kaşıkla karıştırarak diğer malzemeleri ilave edin.
  3. Kağıt kap yerleştirdiğiniz, ya da yağladığınız muffin kalıplarına paylaştırın.
  4. Önceden 175 C ye ısıttığınız fırında 20 dakika civarında pişirin.
  5. Dilerseniz üzerine pudra şekeri serperek servis yapın
Afiyet olsun.

Püf noktaları ve notlar:

Pişme süresi muffin kaplarının büyüklüğüne göre değişebileceğinden, kürdan testi ile deneme yaparak kararınızı verin.

Muffinleri çok sıcakken kalıptan çıkartmaya çalışmayın, parçalanabilirler. Aynı şekilde çok uzun süre kalbın içinde de bırakmayın. Ilıkken çıkartın.

Hamur gözünüze biraz katı gelebilir, miktarlarla oynamayın. Donmuş meyveler çok fazla suyunu bıraktığından oran dengeleniyor.

Muffin hamurunu kaşıkla karıştırarak hazırlayın. Asla çırpmayın ve fazlaca karıştırmayın. Muffinlerin temel özelliklerinden birisi az karıştırılarak hazırlanması.

Yabancı tariflerde, "buttermilk" mazlemesini gördüğünüzde yerine kefir kullanabilirsiniz. Bunu Evcini'nden öğrendim. Kefir keklere harika bir lezzet, inanaılmaz bir yumuşaklık ve nem veriyor.
Ben özellikle light kefir öneririm.

25 Kasım 2007

Osmanlı Usulü Keşkül



Tarif, Lezzet dergisinin eski sayılarından. Keşkülü çok sevmesem de, itiraf ediyorum böylesini daha önce hiç yememiştim. Bu tarif için Lezzet dergisine teşekkür ederim. Lezzetli ve çok kolay bir tarif. Denerseniz, bana hak vereceksiniz diye düşünüyorum


Osmanlı Usulü Keşkül
5-6 kişilik

malzemeler
  • 4 su bardağı süt
  • 4 çorba kaşığı pirinç unu
  • 1 su bardağı tozşeker
  • 30 gr çekilmiş badem
  • 50 gr çekilmiş antep fıstığı
  • 2 çorba kaşığı rendelenmiş hindistan cevizi
  • süslemek için file badem
Yapılışı
  • Süt, pirinç unu badem ve antep fıstığını tencereye alın. Karıştıma teli ile iyice karıştırın.
  • Kısık ateşte sürekli karıştırarak (tahta kaşıkla) koyulaşıncaya kadar pişirin.
  • Tozşeker ve hindistan cevizini ilave edip 5 dakika daha pişirin.
  • Kaselere paylaşrırarak, üzerini süsleyin
  • Budolabında iyice soğuduktan sonra servis yapın.

20 Kasım 2007

tek porsiyon tiramisu



Tiramisu artık herkesin yaptığı ve çok sevdiğini tahmin ettiğim bir tatlı.
Tiramisu ile ilgili bütün tarifler hemen hemen aynı. Ben pek çok denememden sonra aşağıdaki pratik tarifte karar kıldım.
Bu tatlı, genellikle herkesin alışık olduğu şekliyle, geniş kare bir cam kasede hazırlanıp, kareler halinde kesilerek servis ediliyor. Bu sefer bir değişiklik yapıp, küçük porsiyonlar halinde tek kişilik hazırlamayı düşündüm.
Ortaya hoş bir sunum çıktığını düşünüyorum.
Bu sunumları Yemek. Name dergisinin (minik bir cam kase ile yapılabilecekleri anlattığım) Kasım sayısı için hazırlamıştım.


Malzemeler:
ortaboy kare borcam ya da 6-8 adet küçük porsiyon tiramisu için

  • 2 bardak sade filtre kahve (soğutulmuş) *
  • 2 çorba kaşığı siyah rom- konyak veya viski
  • 2 çorba kaşığı un
  • 500 ml süt
  • 3 yumurta sarısı
  • 2 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1 kutu Labne peynir
  • süslemek için kakao
Yapılışı:

  • Kahve ve romu karıştırın.
  • Un, süt, yumurta, şeker ve vanilyayı muhallebi gibi pişirin.
  • Kaynayıp koyulaştıktan sonra Labne peyniri ekleyerek mikserle iyice karıştırın.
  • Pandispanyayı tarifine göre pişirip, enine iki parçaya bölün.
  • Elde ettiğiniz ince pandispanyadan (kullanacağınız kaseyi kalıp olarak kullanarak) iki parça çıkartın.
  • Kasenin dibine muhallebili karışımdan bir kaşık koyup iyice yayın.
  • Kestiğiniz daire şeklindeki pandispanya parçasını üzerine yerleştirin.
  • Pandispanyanın üzerine bir, iki kaşık kahveli karışımdan dökün.
  • Aynı sıralamayı bir kez daha tekrarlayıp, en üstteki muhallebi katmanının üzerine tel süzgeçle elediğiniz kakaoyu serpin.
  • En az 3 saat buzdolabında beklettikten sonra servis yapın
Afiyet olsun

Notlar ve püf noktaları:

  • * Filtre kahve yoksa, aynı karışımı bir çorba kaşığı granül kahve (hazır nescafe ) ve iki bardak suyla de hazırlayabilirsiniz.
  • ** Orijinal tiramisu kedi dili ile yapılıyor ama bu ölçüdeki bir kaba kedidilini sığdıramadığımdan pandispanya önerdim. Siz büyük kasede hazırlamak isterseniz mutlaka kedi dili kullanın.
  • Keki ne kadar çok ıslatırsanız lezzet o kadar artacaktır.
  • Dileyenler alkol kullanmadan da yapabilirler elbette.
  • Bu tatlı buzdolabında bir gün bekledikten sonra çok daha lezzetli oluyor.

12 Kasım 2007

Rustic Waffle



Tost makinam bozulunca, bir tarafı waffle yapan yeni bir makina aldım sonunda. Ve çok sevdiğim waffleları evde yapabilmeye başladım.
Aklımda, önce sevgili Münevver'in yayınladığı bir tarifi yapmak vardı. Ama son anda bulduğum bu reçetedeki malzemeler öyle aklımı çeldi ki, dayanamayıp açılışı bunlarla yaptım. Beğenmezsem, nasıl olsa Münevverin tarifi benim için garantili, onu yaparım diye düşündüm.
Sonuç:
Artık elimizde iki tane garantili tarif var...






Malzemeler
standard ölçekli cup ve kaşık ölçülerine göre verilmiştir.
10-12 adet waffle için:
  • 1 cup (120 gr) tam buğday unu
  • 1 (120 gr) cup un
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 2 adet çırpılmış yumurta
  • 2 cups (475 ml) kefir (buttermilk)
  • 3 yemek kaşığı (45 ml) üzüm pekmezi
  • 1 yemek kaşığı (15 ml) zeytinyağı
  • 1/2 cup süt

Yapılışı:
  • Kuru malzemelerin tümünü karıştırın.
  • Ayrı bir kapta sıvı malzemeleri karıştırın (süt hariç)
  • Sıvıları yavaş yavaş karıştırarak kurulara ekleyin.
  • Eğer fazla katı bir karışım olduysa bir miktar sütü azar azar ekleyin.



Püf noktaları ve notlar:
  • Unun tamamını, tam buğday unu olarak kullanabilirsiniz.
  • Çok daha sağlıklı ve lezzetli bir seçim: 1 cup tam buğday unu ve 1 cup yulaf ezmesi de kullanabilirsiniz. Yulaf ezmesini robottan ya da rondodan geçirip iyice incelterek kulllanın. Daha sağlıklı ve daha kıtır wafflelar elde edersiniz.
  • Makinanızın ölçüsü değişebilir; ben makinaya her seferinde 3/4 cup kap karşım koydum.
  • Wafflelarınızın üzerine çok değişik şeyler koyabilirsiniz: Dondurma- çikolata sos-meyva salatası-kurutulmuş meyvalar-kuru yemişler-krema, vs
Not: Mimi 'nin yeni macerası yayında..

07 Eylül 2007

Madam Afro'nun Domates Reçeli

Yemek.Name dergisindeki köşemi izliyorsanız, sunum işine merakımı da biliyorsunuzdur.
Bir önceki yazımda Madam Afro'nun zarif ikramlarından bahsetmiştim.
Eskiden Rum komşuları olan büyüklerimiz daha iyi hatırlayacaktır bu incelik dolu ikramları.

Eski adetlerine göre Rumlar gelen misafirlerine tatlı yerine reçel ikram ederlermiş. (Muhtemelen uzun süre saklanması ve evde sürekli bulundurulması kolay olduğu için) Ama marmelat, ya da çilek reçeli, gibi kahvaltılık reçellerden değil; büyük parçalı, sert ve yapımı oldukça zahmetli reçeller.
Mesela incir, portakal ya da turunç kabuğu, üzüm, domates vs. (sakız reçelini-aslında sakız macunu- daha sonra anlatacağım)
Ufak ve güzel bir tabağa, en fazla iki parça konur, minik bir çatal ve mutlaka yanında bir bardak su ve peçete ile bir tepside özenle sunulurmuş.
Arkasından da mutlaka çok iyi pişirilmiş bol köpüklü bir Türk kahvesi...

Bu yüzden hanımlar arasında iyi reçel yapmak önemli bir meziyetmiş.
Ben bu reçeli ilk defa Kaz Dağı eteklerinde, Yeşilyurt köyünde kaldığımız çok güzel bir butik otelde yemiştim. Ne olduğunu anlayamamıştım ama tadına bayılmıştım. Öğrendim ki domates reçeliymiş ve Bozcaada'dan geliyormuş.
Ertesi gün kahvaltıda aynı reçeli yiyip bayılan, ve çeşitli tahminlerde bulunan bir hanıma yediği şeyin domates reçeli olduğunu söylediğimde, çatalını fırtalıp "ığğ katiyen yemem!" demişti. Oysa, ben söyleyene kadar bayıla bayıla yiyordu bu zarif hanım:)

Ertesi sene Bozcaada hikayemizi ve reçeli yapmayı öğrenişimi zaten biliyorsunuz.
Gelelim yapımına;



Öncelikle belirtmem gerekiyor ki, bu reçelde sadece bir cins domates kullanılıyor. İtalyan domatesi deniyor ama daha ufak bir çeşidi. Yumurta şeklinde, yaklaşık 3-4 cm boyunda. Oldukça sert bir domates. Şansıma ilk defa pazarda rastladım. Bozcaada'da sürekli yetiştiriliyor ama her yerde her zaman bulmak pek kolay değil.
Ebatları hakkında fikir vermesi için çay kaşığını referans olarak koydum.


Evde olmadığı için kireç kaymağı yapımını görüntüleyemedim ve en güzel tarifi sevgili Münevver'in verdiğini görüp, yazısına bağlantı verdim. (Yani aslında ben bu reçeli yaparmış gibi yaptım, çünkü kireç olmadan olmaz:)

Madam Afro'nun Domates reçeli

Malzemeler

  • 40 adet domates
  • 40 adet taze badem
  • 8 su bardağı şeker
  • 4 su bardağı su
  • 1.5 tatlı kaşığı limon tuzu
  • Dilerseniz bir çay kaşığı vanilya (diğer tariflerde var ama Afro bunu koymadı)



Yapılışı

  1. Bademleri bir gece önceden suya koyun. Ertesi gün kabuklarını soyun.
  2. Domatesleri yıkadıktan sonra kabuklarını özenle soyun,
  3. Soyulmuş domatesleri, sönmemiş kireç kaymağında 2 saat kadar bekletin.
  4. İyice sertleşen domatesleri kireç suyundan çıkartıp bol suyla 2-3 kez yıkayın.
  5. Domatesleri avucunuzla sıkıca kavrayarak ALT kısımlarından delin.
  6. Yine avucunuzla kavrayarak, yavaş yavaş sıkıp, içindeki tüm suyu çıkartın. (Bu işlemi çok dikkatli yapmalısınız, domates patlamamalı, suyu sadece deldiğiniz delikten boşalmalı)
  7. Suyu sıkılmış domateslerin içerisine soyulmuş bademlerden birer adet yerleştirin. Domatesleri yeniden avucunuzla sıkıştırın
  8. Şeker ve suyu yarım saat kaynatın. Sürenin sonunda domatesleri içine atın.
  9. 30-45 dakika civarında pişirin. Pişmeye yakın limontuzunu atın.
  10. Şerbeti tabağa damlatma yöntemiyle pişmeyi kontrol edin.
  11. Reçelleri çok dikkatle kavanozlara boşaltın.

Afiyet olsun.

Notlar:
  • Domatesleri soyarken delmemeye özen gösterin. (Benim meşhur domates soyucu, burada çok işe yarıyor) Domateslerin bütün halde olmaları çok önemli.
  • Aynı şekilde suyunu sıkarken de çok dikkatli ve yavaş olmalısınız. Sadece deldiğiniz delikten içindeki bütün suyu çıkartmaya çalışmalısınız.
  • Suyu kaldığı müddetçe hem tadı farklılaşıyor, hem de reçelin rengi koyulaşıyor ki, ustaları bunun olmasını makbul bulmuyorlar.
  • Bazıları vanilya koyuyor, bazıları koymuyor. Ümit Hamlacıbaşı Kala-Afiyet adlı kitabında, bu reçeli anlatırken, vanilya yerine ıtır yaprağı koyulmasından da bahsediyor.
Bunlar tatilden topladıklarım:
Acemi aşçının alış-verişi de bu kadar olur ancak:)

Not: Doğum Günün Kutlu olsun canım kızım, nice mutlu yaşlara

06 Temmuz 2007

Şeftalili yaz tatlısı


Yapımı çok kolay bu hafif tatlı, yaz sıcaklarında en favori lezzetlerimden biri oldu. (Diğer favorim Devletşah'ın irmikli tatlısı) Yoruma oldukça elverişli bir tarif olduğu için, dilediğinizce ayarlamalar yapmanız mümkün.
Çok lezzetli, sağlıklı ve pratik olduğunu düşündüğüm bu tarifi, özellikle de bu sıcak havalarda iyi gidebilir diyerek, sizlerle paylaşmak istedim.

Malzemeler:
4-6 kişi için

  • 6 adet olgun şeftali
  • 2/3 su bardağı kaşığı pudra şekeri -toz şeker de kullanılabilir(miktarı azaltıp çoğaltabilirsiniz)
  • 4 çorba kaşığı nişasta
  • 500 ml süt
  • 1 tatlı kaşığı vanilya
  • 3 yumurta (sarıları ve beyazları ayrılmış)

Yapılışı:

  1. Şeftalilerin kabuklarını soyun, teflon bir tavaya irice doğrayın.
  2. Üzerine pudra şekerini serperek 5-6 dakika pişirin.
  3. Pişen şeftalileri ısıya dayanıklı bir servis tabağına yayın.
  4. Süt, yumurta sarıları ve nişastayı karıştırarak, muhallebi yapın. Pişmesine yakın vanilya ekleyin.
  5. Pişen muhallebiyi şeftalilerin üzerine yayın.
  6. Cam bir kasede yumurta aklarını beyaz köpük haline gelene kadar mikserle çırpın.(Bir tutam tuz ilave ederseniz daha çabuk olur)
  7. Bu köpüğü de muhallebinin üzerine yayarak fırına verin.
  8. Önceden ısıtılmış, 170 C fırında üzeri pembeleşinceye kadar pişirin (fırınınızın üstten pişirme ayarını kullanabilirsiniz-Dikkat edin, benim gibi yakmayın:)
  9. Buzdolabında iyice soğuttuktan sonra servis yapın.
Afiyet olsun

Notlar:
  • Bu tarifi Lezzet Dergisinin eski bir sayısından aldım. Bir iki ufak değişiklik yapmak gereği duydum.
  • Orijinal tarif, iki kat şeker içermekteydi. Şekerin yarısı yumurta akına katılıyor, böyle olunca da yumurta akı hiç kabarmıyordu. Siz dilerseniz böyle de uygulayabilirsiniz.
  • Daha şekerli bir tat arzu ederseniz; yarım bardak kadar toz şekeri muhallebiye pişirme sırasında ilave edebilirsiniz.
  • Şeftaliler pişerken tarçın, karanfil vs eklemek, ya da farklı meyvalarla denemek, daha sofistike tatlardan hoşlananların yaratıcılığına kalmış

14 Mayıs 2007

Yufkalı Çilek mi??


Bilmiyorum daha önce bahsettim mi? Evde tatlı, pasta, çörek vs fazla bulundurmamaya çalışıyorum. Aslında yapmaktan çok fazla keyif alıyorum, Mimi de çok seviyor..
Tabi bir heves yapılıyor, sonra büyük bir kısmını anne-baba mideye indiriyor ki; anne-babanın böyle şeylere hiç ihtiyacı yok!

Bu yüzden heveslenip de yaptığım şeyleri Mimi nin okuluna göndermeye başladım.
Hem ben mutlu olurum hem onlar diye düşündüm. Balkabaklı muffinler, pancakeler, vs.
Ufak ufak olunca yemeleri kolay olur diyerek, minik minik şeyler seçtim. Onlara uygun güzel bir kutuyla gönderdim.

Öğretmeni anlattı: Yiyecekler, arkadaşları tarafından çok beğeniliyormuş. Bu da bizimkinin havalara girmesine sebep olmuş. Kutuyu açıp, arkadaşlarına göstere göstere önce kendi birgüzel yiyor, milletin ağzının suyunu akıttıktan sonra da ikram ediyormuş. Beğenilirse de böbürleniyormuş; "Annem yaptı" diye.

Şimdi alıştı, beslenme saatinde hemen ikram ediyormuş. Paylaşma konusunda hala sıkıntıları olan Mimi için iyi bir aşama diye düşündüm. Gururlanması da cabası:)

Geçenlerde yine birşeyler istedi. Evde çilek vardı, tart yaparmıyım diye düşündüm?
Hamur yoğurma işini çok sevmem, üşendim.
Baktım dolapta iki yufka, aklıma bir fikir geldi..

Yufkaları, aralarına fırçayla zeytinyağı sürüp, vanilyalı pudra şeker serpip, üst üste koydum.
Metal kalıpla yufkadan yuvarlaklar kestim. (26 adet çıktı)
Küçük muffin kaplarına yufkaları yerleştirdim (tart hamuru gibi)
Fırında 15 dakika (kızarana kadar) pişirdim.
Bu arada vanilyalı muhallebi yaptım.
Muhallebi ve yufkalar soğuyunca, muhallebileri yufka kaplarına bölüştürdüm.
Küçük paket dr oetker tart jölesi hazırladım.
Çilekleri jöleye batırıp, minik tartların üzerine yerlestirdim. (bir tanesini kaçırıp, tadına baktım: OO çok lezzetliydi, ve çıtır çıtır)
Nane yapraklarıyle süsledim. Güzel bir kutuya yerleştirip buzdolabına koydum.

Hoşuma gitti doğrusu:)
Bakalım bizim prof ne diyecek:))


Diye noktaladım yazımı. Ertesi sabah okula götürmesi için dolaptan çıkartıp, kutuyu Mimi ye verdim. İçimden birşey dürttü, "kapağı açıp bir kontrol edeyim "dedim..

Nı nı nıı nııı!!!!
Yamuk yumuk birsürü şey birbirine geçmiş bir halde bana bakıyordu:(((

Hiç aklıma gelmedi ki, bunları hemen tüketmek lazım, yoksa yufka ıslanıp hamurlaşır. Millet boşuna değil, uğraşıp bunları tart hamuru ile yapıyor..
Yine de acil durumlar için lezzetli bir kurtarıcı sayılabilir, tabi hemen servis yapmak kaydıyla:)