kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2008

lor salata

lorsalata


Malzemeler:
4 kişi için
  • * 300 gr Tuzsuz lor peyniri
  • * 1 kahve fincanı kadar çekirdekleri alınmış siyah zeytin
  • * 1 adet tatlı kırmızı biber
  • * 2-3 adet yeşil biber
  • * taze nane
  • * fesleğen (kuru ya da taze)
  • * 3 adet taze soğan
  • * 1 adet domates
  • * 2 çorba kaşığı zeytinyağı
Yapılış:
Bütün malzemeleri minicik doğrayıp, karıştırarak (en son domates) ekleyin. Hepsi bu

Notlar:
  • * Değişik ve hafif bir salata olarak sunabilirsiniz.
  • * Kalanını (dilerseniz tamamını) börek içi olarak değerlendirebilirsiniz.
  • * Milföylere sarıp dilimleyerek tek lokmalık bu börekcikleri pişirebilirsiniz.
  • * Nane kullanmayı lütfen ihmal etmeyin-tazesi yoksa kuru da olur- tuzsuz lor ve nane Girit mutfağının muhteşem ikilisidir.
  • * Kızarmış ekmek dilimleri, ya da cips üzerinde ikram edebilirsiniz.
  • * Kalın kesilmiş salatalık dilimlerinin ya da cherry domateslerin içlerini oyup bu karışımla doldurursanız konuklarınızdan müthiş tezahurat alırsınız, benden söylemesi:)
  • * Yoğurup minik toplar elde ederek, kürdan saplayıp sunabilirsiniz.
Daha ne olsun??
Tabi ki afiyet olsun:)


29 Ağustos 2008

Kahvaltı masası alernatifleri


Yeni birşeyler bulup da denediğim zaman mutlu oluyorum. Sonra onları sevdiklerime tavsiye faslı başlıyor. Ben de, başkalarının deneyip tavsiye ettikleri şeyleri daha bir güvenle alıyorum.

Bu yüzden de, alıp, deneyip, beğendiğim ya da beğenmediğim ürünleri sizlerle paylaşmaya karar verdim. Denemeseniz bile, fikir sahibi olmak, karar vermek açısından faydalı olabilir.

Bu ürünlerin hepsini denedim ve çok beğendim. Her ürününü çekinmeden denediğim Erzincan Mandıra'dan buldum bunları. Değişik iftariyelik alternatifleri olabilir diye düşündüm.



Bu gördükleriniz zeytin reçeli! Ben hayatımda ilk defa yedim. Tadına doyamadım. Az şekerli, ham zeytin tadı baskın, çok değişik bir lezzet. Sağ tarafta sepette duran harika hazır bruscettaları, ne yazık ki not etmediğim için marka olarak yazamıyorum; bir dahaki sefere!


Bunlar "Zeytin kokteyli" ya da "Akdeniz zeytin kokteyli" adıyla satılıyor. Çok güzel bir karışım: büyük boy çekirdekleri alınmış yeşil zeytin, ceviz, kurutulmuş domates, tane karabiber, ve defne yaprağının sızma zeytinyağında bekletilmesi ile yapılmış. Bu yazdıklarımla, enfes tadını hayal edebilirsiniz sanırım..
Arkada görünen Ayvalığın meşhur Sepet Peyniri. Ankara'da bulabildiğim yegane gerçek sepet peyniri!!


Minik bir kavanozda, ekmek batırmak üzere benim hazırladığım aromalı zeytinyağı:
Bir diş sarımsak, bir iki adet tane karabiber, tatlı kaşığı kekik ve süs için biber (bu acı değil) ve sızma zeytinyağı.
Zeytinyağını kullandıkça üzerine ekleyerek, bu minnacık kavanozu her an dolu tutabilirsiniz.



Kullanışlı ve estetik bir tasarım olduğunu düşünerek aldığım bu reçellik Esse'den.
En altta, Bozcaada'lı Sevgili Afro'mun yaptığı enfes karadut reçeli. Orta katta bahçemizin vişneleriyle yapılan vişne reçeli ve bilin bakalım en üstteki ve ilk resimde yer alan nefis yiyecek ne? Kimler bu muhteşem lezzetin tadını ve adını biliyor acaba??

20 Mayıs 2008

Bal-kaymak Gözleme



Muzur bir yemek bu! Çok tehlikeli çoook...
Sevmeyeni yok gibi. Çok kalorili ve çok lezzetli. Çabucak yapılıveriyor, bir parça, hadi iki, dur bir tane daha derkeeeennn:) Ne olduğunu anlamadan bitiriveriyor insan.
Bu yüzden fazla yapmamalı. Belki Pazar kahvaltılarında.

Hikayesine geçelim hemen. Sonra da tarife:



Eşimle ilk seyahatlerimiz. Fırsat buldukça kaçıveriyoruz, nereye olduğu önemli değil, şehirden uzaklaşalım da..
Ankara'dan henüz çıkmışız, Sivrihisar'a gelmek üzereyiz ki, bir köprüye saparak karşı yöne dönüyor Hakan. Ağaçların arasında, yol lokantası gibi bir yere giriyor.
Şaşkınım; "Sabah sabah bu salaş yerde ne işimiz var, ben ne olduğunu bilmediğim yerde yiyip içemem ki" diye düşünüyorum içimden.
"Kahvaltı" diyor Hakan, "Balkaymak gözleme seversin herhalde?"

"Adı çok ağır, kaymaktan nefret ederim, bilmediğim yerde de yemem" diyemiyorum elbette :)

Önce normal bir gözleme geliyor, yanında yoğurt ve çömlek peyniri. Çay da nefis!
Ohh, çok şükür, balı da yok kaymağı da. Üstelik muhteşem bir lezzeti var, inanılır gibi değil. Kaymakla bal, üzerine sürmek için gelecek birazdan herhalde diyorum.
Gözlememin yarısına gelmişken, üzeri bal ve kaymakla sıvanmış asıl gözlemeler geliyor!
"Ahhh hay allah, bu yediklerimle doymuştum aslında" diyorum:) Hakan sadece tadına bakmam için ısrar ediyor. Cicim ayları; kırar mıyım hiç! Tadına bakıyorum. Bir parça, sonra bir parça daha, bir tane daha.....

Dönüş yolunda soruyorum: "Balkaymakcıda dururuz değil mi?"

Yıllar geçti. Hala her geçişimizde uğrarız Bal-Kaymakçıya. Geçenlerde evde de deneyim dedim. Yöresel malzemeler haricinde, lezzete oldukça yaklaştım sayılır.

Yapacak olanlara uyarı:

Dikkat alışkanlık yapar!!


Malzemeler:
1 adet gözleme için:

  • 1 adet yufka,
  • 1 adet yumurta
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 1 çimdik tuz
  • bal
  • kaymak

Yapılışı:
  • Yumurtayı çırpın, tuz ilave edin.
  • Taze yufkayı tezgaha yayıp, fırça ile her tarafına bolca yumurta sürün. Kenarlarını katlayarak bir kare oluşturun. (Yufkacıların katladıkları şekilde)
  • Her katlamanızda, boş iç kısımlara yumurta sürün.
  • Zeytinyağı ile yağladığınız tavada üzerini kapakla kapatarak, her yanı eşit pişecek şekilde-tavayı sallayarak- pişirin.
  • Pişen gözlemelere, henüz sıcakken bal sürün ve üzerine arzu ettiğiniz kadar kaymak koyarak servis yapın.

Afiyet olsun..

Notlar ve Püf noktaları:
  • Orijinali elde açılmış yufkayla yapılmıştı. Vakti, sabrı ve becerisi olanlar böyle de deneyebilirler.
  • Olmayanlara, yufkacıdan alınacak taze yufka ile yapmalarını öneririm. Marketlerde hazır satılanlarla iyi olmuyor.
  • Pişirirken üzerini mutlaka kapatın. Gözlemeler puf puf kabarıyor ve yumuşacık oluyor.
  • Balı ve kaymağı, gözlemeler soğumadan koymak çok önemli. Böyle bütünleşiyorlar:)
  • Bazılarına bal-kaymak koymadan, piştikten sonra üzerine koyacağınız tulum peyniri ya da sevdiğiniz bir peynir ve maydanozla da deneyin.

21 Mart 2008

Elmalı Krep






İşte bir önceki yazıda tarifini verdiğim krepin, Mimi tarafından beğenilen tatlı versiyonu.

Ceviz, herzamanki gibi başrolde:)

Elmalı iç, damak tadıma çok uygun. Öyle ki, çok çok yapıyorum, krepten kalanı ile başka tariflerde kullanmak niyetindeyim.
Ev halkı biraz şaşkın, ama mutlu:

" Anne, sen pek böyle şeyler yapmazdın?? " ("Böyle şeyler"le kastedilen: Tatlı)

Elmalı Krep

Malzemeler:
8-10 adet krep için

Krep:
  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı un
  • 1 tutam tuz
  • 1+3/4 bardak süt
  • 1 çorba kaşığı şeker

İç:
  • 6 adet elma,
  • 1/2 su bardağı şeker
  • 1/3 su bardağı pekmez
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1/2 su bardağı kuru üzüm

Üzeri için:
  • Ceviz içi
  • Pudra şekeri
  • Dilerseniz vanilyalı dondurma




Yapılışı:
  • Krep malzemelerinin tamamını karıştırıp, buzdolabında yarım saat dinlendirin.
  • Elmaları soyup rendeleyin.
  • Şeker, pekmez ve üzümleri ilave edip kısık ateşte suyunu bırakıp çekene kadar pişirin.
  • Piştikten sonra altını kapatıp, tarçın ilave edin.
  • Çok az yağladığınız yapışmaz tavaya krep karışımından dökerek, mümkün olduğu kadar ince krepler pişirin.
  • Soğumuş olan iç malzemelerini kreplere bölüştürüp, dilerseniz rulo, dilerseniz katlayarak ve üzerine pudraşekeri, ceviz koyararak servis yapın.

Afiyet olsun..

13 Şubat 2008

Frittatas



Ben frittata'yı aslında Meksika yemeği sanırdım. Adında öyle bir tını var:)
Meğer o bir İtalyanmış..
Bu tarifi bulduğumda; içindeki fesleğenden anladım durumu:) Sonra internette biraz araştırma: Evet o bir İtalyan...

Damak tadımıza çok uydu bu Akdenizli yemek. Üstelik içindekileri çeşitleme imkanının olması tam da bana göre. Bir sefer sebzelisi denenir, bir sefer domatesli fesleğenlisi. Dileyen şarküterili çeşitlemeler de yapabilir elbet..
Hepsi hepsi yarım saatte hazır.
İtalyanlar et yanında yerlermiş, ben yanında salata ve yoğurtla öğün yemeği olarak hazırladım, içeriği çok zengin çünkü.
Umarım siz de beğenirsiniz bu pratik ve lezzetli İtalyanı...


Malzemeler:
6 kişi için
  • 1 adet kuru soğan (ince kıyılmış) Ya da 4-5 adet taze soğan
  • 1-2 diş sarmısak
  • 3 kaşık zeytinyağı
  • 6 adet yumurta
  • 1/4 bardak süt
  • 1/2 bardak ufalanmış beyaz peynir (Ya da mozarella)
  • 1/2 ufak doğranmış kırmızı tatlı biber
  • 1 bardak konserve mısır
  • 1/2 bardak dilimlenmiş siyah zeytin
  • 1/4 demet maydanoz
  • öğütülmiş karabiber
  • Bir miktar taze kaşar ya da parmesan peyniri
  • Bulabilirseniz bir kaç yaprak taze fesleğen
  • Yanında servis etmek üzere yoğurt

Yapılışı

1. Soğanları yemeklik doğrayıp, zeytinyağında şeffaflaştırın. İnce kıyılmış sarmısakları ilave edin.

2. Dolmalık kırmızı biberleri ekleyip bir süre çevirin. Zeytin, mısır, maydanoz vs malzemeleri ekleyin.

3. Başka bir kapta, yumurtaları çırpın, süt ve peyniri ekleyin. Bu karışımı tavadaki sebzelerin üzerine dökün.

4. Orta ateşte, ara sıra kenarlarından spatula ile kaldırarak, pişmeyen kısımların alta geçmesine yardımcı olun.

5. Birkaç dakika bu şekilde pişirdikten sonra, parmesan ya da kaşar rendesini üzerine serpiştirip, tavayı 175 C ısıttığınız fırına koyun

Üzeri pişince fırından alıp, soğumaya bırakın. Ilıklaşınca keserek servis yapın.

Afiyet olsun.



Notlar ve Püf noktaları

Frittata, omelete çok benzer bir İtalyan yemeği. Omletten farklı olarak, ocakta pişmeye başlayıp, pişmesini fırında tamamlıyor.

Frittata tarifleri, içine konan malzemeler açısından çok çeşitli olabiliyor. Salam, sosis, sucuk gibi şarküteri ürünleriyle hazırlayabileceğiniz gibi, mantarlı peynirli, ya da hafifçe sotelediğiniz sebze karışımları (havuç, kabak, mantar vs) ile çeşitlemeler yapmanız mümkün. Sıvı mikratını arttıracağından, domates kullanmamanızı öneririm. Ya da iyice suyunu süzdükten sonra kullanın.

Hazırlaması son derece basit olan bu yemek, tercihen ılık tüketiliyor. Kahvaltı ya da brunchlar için iyi bir alternatif.

Ben yanında yoğurtla servis yaptım, birbirlerine çok yakıştılar.

Hem ocak hem fırında piştiği için, ısıya dayanıklı fırınkabı, borcam, ya da en iyisi döküm demir tava kullanmanızı öneririm.

Yoğun yumurtadan dolayı kolesterol oranı yüksek bir yemek olacağından, birkaç yumurtayı tam kullanıp kalanını sadece beyazıyla da karıştırabilirsiniz.

18 Ocak 2008

Lorlu Nefis Börekler




Bu minik börekcikler var ya bu minicik şeyler, öyle şirin ve öyle lezzetliler ki.. Üstelik şıp diye hazırlanıveriyorlar.
Ama tek şart, şöyle mis gibi bir lor bulacaksınız, hem de tam tuzsuz. (Sayfanın takipçileri böyle bir loru nerede bulacaklarını artık biliyorlar:)
Ondan sonra 10-25 dakika içinde börekçikler sofranızda.
Üstelik çok sevimli minik ikramlar bunlar.
Tarif arşivden alındığı için fotoğraf düzenlemeleri biraz eksik oldu, biliyorum. Kusura bakmayın lütfen:)

Lorlu Minik Milfoyler

Malzemeler:
24 adet minik börek için:

  • 8 adet milföy hamuru
  • 200 gr tam tuzsuz lor peyniri
  • 1 adet domates,
  • 1 adet kırmızı tatlı biber
  • 1 avuç çekirdeği çıkmış siyah zeytin
  • maydanoz
  • üzerine sürmek için 1 yumurta sarısı


Yapılışı:


  • Domatesi, biberi minicik küpler şeklinde doğrayın.
  • maydanozu, zeytinleri incecik kıyın
  • lor peynirini çatalla ezin ve tüm iç malzemeleri ekleyerek iyice karıştırın.
  • İç malzemeyi milföy hamurlarının içine yerleştirip rulo yapın.
  • Her ruloyu 3 parçaya kesip, üzerine yumurta sarısı sürüp, önceden 175 derece ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar yaklaşık 20 dakika pişirin.
  • Ilık servis yapın.
Afiyet olsun.

Aynı malzemeler ve tatlı versiyonu:

(Bu tatlı böreklerin içlerini, Girit'in meşhur Kaliçunya'larından esinlenerek hazırladım



Tatlı Minik Milföyler

  • 8 adet milföy hamuru,
  • 200 gr tam tuzsuz lor peyniri
  • 2 çorba kaşığı toz şeker,
  • bir kaç dal taze nane,
  • 1 çay kaşığı toz tarçın
  • 1 yumurtanın sarısı
  • üzeri için bal
Lor peynirini çatalla ezin, içerisine incecik kıyılmış taze nane yapraklarını, tarçını ve toz şekeri ilave edip iyice karıştırın.
İç karışımı milföy hamırlarının içine yerleştirerek rulo yapın.
Her ruloyu keskin bir bıçakla üçe bölün.
Minik dilimleri, açık kısımları tepsiye/yukarıya gelecek şekilde çevirerek tepsiye dizin. üst kısımlarına yumurta sarısı sürün.
önceden 175 derecede ısıtılmış fırında 20 dakika civarında pişirin.
Ilıkken üzerine bir miktar bal dökerek servis yapın.
Afiyet olsun.


06 Aralık 2007

Yabanmersinli Muffinler


Frambuaz, yabanmersini vs gibi orman meyveleri, bir süredir büyük marketlerin donmuş ürünler reyonlarında satılıyor. Benim gibi "berry" ailesine düşkün biri için büyük sevinç bu. (Berry, Türkçe'ye nasıl çevrilir bilemeyeceğim) Hemen kolları sıvayıp, "orman meyveli" tarifleri denemeye başladım. Reçetelerinden her zaman olumlu sonuçlar aldığım "Avustralian Women's Weekly Cookbooks- Muffins Scones And Breads" kitabımdan seçtiğim bu reçete, şimdiye kadar en beğendiğim muffin, (ya da dilimize çevrilmeye çalışılan şekliyle "topkek") tarifi.

Ben bu minik muffinleri neden keklerden daha çok seviyorum biliyor musunuz? Çünkü çok pratik. Hazırlaması da, pişmesi de çok kısa sürüyor. Tek kap, tek kaşık kirletiyorsunuz. Mikseri çıkardın, orda onu çıptın, ayrı kapta bunu karıştırdın dertleri yok. Tuzlusu ayrı güzel, tatlısı ayrı güzel. İç malzemeleri ile istediğiniz gibi oynayarak pek çok çeşitleme yapmak da mümkün.



Mazlemeler:
10 adet büyük, 20 adet minik muffin kabı için:

  • 2 cups (300 gr) un (tam buğday unu)
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 3/4 cup (150 gr) kahverengi şeker
  • 1 cup (150 gr) taze ya da donmuş yabanmersini (ve frambuaz karışımı)
  • 1 yumurta, az çırpılmış
  • 3/4 cup (180 ml) buttermilk (kefir, hatta light kefir)
  • 1/2 cup (125 ml) zeytinyağı (1/3 cup)
Yukarıdaki miktarlar orijinal tarife göre. Renkli yazılanlar ise benim yaptığım, ve size de önerdiğim miktarlar.

Yapılışı:
  1. Kuru malzemeleri karıştırın.
  2. Tahta bir kaşıkla karıştırarak diğer malzemeleri ilave edin.
  3. Kağıt kap yerleştirdiğiniz, ya da yağladığınız muffin kalıplarına paylaştırın.
  4. Önceden 175 C ye ısıttığınız fırında 20 dakika civarında pişirin.
  5. Dilerseniz üzerine pudra şekeri serperek servis yapın
Afiyet olsun.

Püf noktaları ve notlar:

Pişme süresi muffin kaplarının büyüklüğüne göre değişebileceğinden, kürdan testi ile deneme yaparak kararınızı verin.

Muffinleri çok sıcakken kalıptan çıkartmaya çalışmayın, parçalanabilirler. Aynı şekilde çok uzun süre kalbın içinde de bırakmayın. Ilıkken çıkartın.

Hamur gözünüze biraz katı gelebilir, miktarlarla oynamayın. Donmuş meyveler çok fazla suyunu bıraktığından oran dengeleniyor.

Muffin hamurunu kaşıkla karıştırarak hazırlayın. Asla çırpmayın ve fazlaca karıştırmayın. Muffinlerin temel özelliklerinden birisi az karıştırılarak hazırlanması.

Yabancı tariflerde, "buttermilk" mazlemesini gördüğünüzde yerine kefir kullanabilirsiniz. Bunu Evcini'nden öğrendim. Kefir keklere harika bir lezzet, inanaılmaz bir yumuşaklık ve nem veriyor.
Ben özellikle light kefir öneririm.

12 Kasım 2007

Rustic Waffle



Tost makinam bozulunca, bir tarafı waffle yapan yeni bir makina aldım sonunda. Ve çok sevdiğim waffleları evde yapabilmeye başladım.
Aklımda, önce sevgili Münevver'in yayınladığı bir tarifi yapmak vardı. Ama son anda bulduğum bu reçetedeki malzemeler öyle aklımı çeldi ki, dayanamayıp açılışı bunlarla yaptım. Beğenmezsem, nasıl olsa Münevverin tarifi benim için garantili, onu yaparım diye düşündüm.
Sonuç:
Artık elimizde iki tane garantili tarif var...






Malzemeler
standard ölçekli cup ve kaşık ölçülerine göre verilmiştir.
10-12 adet waffle için:
  • 1 cup (120 gr) tam buğday unu
  • 1 (120 gr) cup un
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 2 adet çırpılmış yumurta
  • 2 cups (475 ml) kefir (buttermilk)
  • 3 yemek kaşığı (45 ml) üzüm pekmezi
  • 1 yemek kaşığı (15 ml) zeytinyağı
  • 1/2 cup süt

Yapılışı:
  • Kuru malzemelerin tümünü karıştırın.
  • Ayrı bir kapta sıvı malzemeleri karıştırın (süt hariç)
  • Sıvıları yavaş yavaş karıştırarak kurulara ekleyin.
  • Eğer fazla katı bir karışım olduysa bir miktar sütü azar azar ekleyin.



Püf noktaları ve notlar:
  • Unun tamamını, tam buğday unu olarak kullanabilirsiniz.
  • Çok daha sağlıklı ve lezzetli bir seçim: 1 cup tam buğday unu ve 1 cup yulaf ezmesi de kullanabilirsiniz. Yulaf ezmesini robottan ya da rondodan geçirip iyice incelterek kulllanın. Daha sağlıklı ve daha kıtır wafflelar elde edersiniz.
  • Makinanızın ölçüsü değişebilir; ben makinaya her seferinde 3/4 cup kap karşım koydum.
  • Wafflelarınızın üzerine çok değişik şeyler koyabilirsiniz: Dondurma- çikolata sos-meyva salatası-kurutulmuş meyvalar-kuru yemişler-krema, vs
Not: Mimi 'nin yeni macerası yayında..

07 Eylül 2007

Madam Afro'nun Domates Reçeli

Yemek.Name dergisindeki köşemi izliyorsanız, sunum işine merakımı da biliyorsunuzdur.
Bir önceki yazımda Madam Afro'nun zarif ikramlarından bahsetmiştim.
Eskiden Rum komşuları olan büyüklerimiz daha iyi hatırlayacaktır bu incelik dolu ikramları.

Eski adetlerine göre Rumlar gelen misafirlerine tatlı yerine reçel ikram ederlermiş. (Muhtemelen uzun süre saklanması ve evde sürekli bulundurulması kolay olduğu için) Ama marmelat, ya da çilek reçeli, gibi kahvaltılık reçellerden değil; büyük parçalı, sert ve yapımı oldukça zahmetli reçeller.
Mesela incir, portakal ya da turunç kabuğu, üzüm, domates vs. (sakız reçelini-aslında sakız macunu- daha sonra anlatacağım)
Ufak ve güzel bir tabağa, en fazla iki parça konur, minik bir çatal ve mutlaka yanında bir bardak su ve peçete ile bir tepside özenle sunulurmuş.
Arkasından da mutlaka çok iyi pişirilmiş bol köpüklü bir Türk kahvesi...

Bu yüzden hanımlar arasında iyi reçel yapmak önemli bir meziyetmiş.
Ben bu reçeli ilk defa Kaz Dağı eteklerinde, Yeşilyurt köyünde kaldığımız çok güzel bir butik otelde yemiştim. Ne olduğunu anlayamamıştım ama tadına bayılmıştım. Öğrendim ki domates reçeliymiş ve Bozcaada'dan geliyormuş.
Ertesi gün kahvaltıda aynı reçeli yiyip bayılan, ve çeşitli tahminlerde bulunan bir hanıma yediği şeyin domates reçeli olduğunu söylediğimde, çatalını fırtalıp "ığğ katiyen yemem!" demişti. Oysa, ben söyleyene kadar bayıla bayıla yiyordu bu zarif hanım:)

Ertesi sene Bozcaada hikayemizi ve reçeli yapmayı öğrenişimi zaten biliyorsunuz.
Gelelim yapımına;



Öncelikle belirtmem gerekiyor ki, bu reçelde sadece bir cins domates kullanılıyor. İtalyan domatesi deniyor ama daha ufak bir çeşidi. Yumurta şeklinde, yaklaşık 3-4 cm boyunda. Oldukça sert bir domates. Şansıma ilk defa pazarda rastladım. Bozcaada'da sürekli yetiştiriliyor ama her yerde her zaman bulmak pek kolay değil.
Ebatları hakkında fikir vermesi için çay kaşığını referans olarak koydum.


Evde olmadığı için kireç kaymağı yapımını görüntüleyemedim ve en güzel tarifi sevgili Münevver'in verdiğini görüp, yazısına bağlantı verdim. (Yani aslında ben bu reçeli yaparmış gibi yaptım, çünkü kireç olmadan olmaz:)

Madam Afro'nun Domates reçeli

Malzemeler

  • 40 adet domates
  • 40 adet taze badem
  • 8 su bardağı şeker
  • 4 su bardağı su
  • 1.5 tatlı kaşığı limon tuzu
  • Dilerseniz bir çay kaşığı vanilya (diğer tariflerde var ama Afro bunu koymadı)



Yapılışı

  1. Bademleri bir gece önceden suya koyun. Ertesi gün kabuklarını soyun.
  2. Domatesleri yıkadıktan sonra kabuklarını özenle soyun,
  3. Soyulmuş domatesleri, sönmemiş kireç kaymağında 2 saat kadar bekletin.
  4. İyice sertleşen domatesleri kireç suyundan çıkartıp bol suyla 2-3 kez yıkayın.
  5. Domatesleri avucunuzla sıkıca kavrayarak ALT kısımlarından delin.
  6. Yine avucunuzla kavrayarak, yavaş yavaş sıkıp, içindeki tüm suyu çıkartın. (Bu işlemi çok dikkatli yapmalısınız, domates patlamamalı, suyu sadece deldiğiniz delikten boşalmalı)
  7. Suyu sıkılmış domateslerin içerisine soyulmuş bademlerden birer adet yerleştirin. Domatesleri yeniden avucunuzla sıkıştırın
  8. Şeker ve suyu yarım saat kaynatın. Sürenin sonunda domatesleri içine atın.
  9. 30-45 dakika civarında pişirin. Pişmeye yakın limontuzunu atın.
  10. Şerbeti tabağa damlatma yöntemiyle pişmeyi kontrol edin.
  11. Reçelleri çok dikkatle kavanozlara boşaltın.

Afiyet olsun.

Notlar:
  • Domatesleri soyarken delmemeye özen gösterin. (Benim meşhur domates soyucu, burada çok işe yarıyor) Domateslerin bütün halde olmaları çok önemli.
  • Aynı şekilde suyunu sıkarken de çok dikkatli ve yavaş olmalısınız. Sadece deldiğiniz delikten içindeki bütün suyu çıkartmaya çalışmalısınız.
  • Suyu kaldığı müddetçe hem tadı farklılaşıyor, hem de reçelin rengi koyulaşıyor ki, ustaları bunun olmasını makbul bulmuyorlar.
  • Bazıları vanilya koyuyor, bazıları koymuyor. Ümit Hamlacıbaşı Kala-Afiyet adlı kitabında, bu reçeli anlatırken, vanilya yerine ıtır yaprağı koyulmasından da bahsediyor.
Bunlar tatilden topladıklarım:
Acemi aşçının alış-verişi de bu kadar olur ancak:)

Not: Doğum Günün Kutlu olsun canım kızım, nice mutlu yaşlara

26 Eylül 2006

Pancake



Bu tarifi uzun zaman önce bir amerikan yemek dergisinden bulmuştum, denediğim tarifler içinde en çok bunu sevdim.
Sabah kahvaltılarında, özellikle brunchlarda çok alkış alıyor. Biz genelde krema ve reçelle yiyoruz, ufaklıklar nutella ve fıstık ezmesi sürüp yemeği tercih ediyorlar.

Pancake
  • 1 cup un
  • 2 çay kaşığı baking powder
  • 2 çorba kaşığı toz şeker
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 1 yumurta
  • 3/4 cup süt ( 180 ml)
  • 2 çorba kaşığı erimiş tereyağı (ben aynı ölçüde zeytinyağı ile yapıyorum)

Önce bütün kuru malzemeler büyükçe bir kapta karıştırılıyor, yumurta, süt ve yağ ayrıca başka bir kapta karıştırılıp kuru malzemelere ekleniyor. Hepsi karıştırılıyor.

Çok az zeytinyağı ile yağlanmış sıcak tavaya birer kaşık dökülüyor, orta ateşte, üzerlerinde küçük delikler oluşuncaya kadar pişip, arkası çevriliyor. (Fazla pişince süngersi yapısı kaybolur)

Önemli: Fazla karıştırmayın, asla çırpmayın, bulamaç kıvamına gelinceye kadar karıştırmanız yeterli.