Komşulardan denediklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Komşulardan denediklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2008

Elmalı Çörek



Hani geçenlerde elmalı krep yapmıştım, hatırladınız mı? İşte o gün, bilerek ve isyeterek, elmalı içi çok çok hazırlamıştım.
Çünkü Mimi de dahil olmak üzere, ailedeki herkes tarçınlı cevizli bu tatlı elma karışımına bayılıyor, ve bu lezzet bizim evde çok prim yapıyor:)

Niyetim, bu içi kullanabileceğim güzel bir tarif daha bulup ev halkının gönlünü kazanmak.
Gözüme maya paketinin arkasındaki "Elmalı Çörek" yazısı ilişiyor...
Bu tür tariflere pek cesaret edemediğimden, "Boşver" diyorum, "En iyisi denemiş bir tarif bulmak". "Hem ben mayalı şeyleri de çok beceremem zaten!"

Böyle diyerek internet başına geçiyorum.

Bu kadar tesadüf nasıl olur? Sibel, sayfasında bir elmalı çörek tarifi veriyor.
"İşte budur!!!" diyorum okurken. Ve birden son satırlar dikkatimi çekiyor. Şöyle diyor Sibel: "Tarif, maya paketinin arkasından!"

Bu tarifi yapmak şart oldu artık. Çünkü Sibel'in sayfasından yaptığım şeylerin tümü o kadar güzellerdi ki. Onun Sakızlı, Lorlu kurabiyesini yemek blogcuları arasında bilmeyen ve beğenmeyen yoktur herhalde.
Yani; bu tarife güvenebilirim diyor ve hemen yapıyorum.

İşte oldu bile...Çok kolay ve çok lezzetliler.
Hemen tüketildiler, çok sevildiler.....

Elmalı Çörek

Malzemeler:
16 adet çörek için

  • 2,5 su bardağı un (tam buğday unu)
  • 1 paket dr.Oetker instant kuru maya
  • ½ çay bardağı toz şeker
  • 1 yumurta
  • 50 gr tereyağı (zeytinyağı)
  • 1 çay bardağı ılık süt

İç için :
  • 2 adet elma (3 adet elma)
  • ½ çay bardağı toz şeker (1/2 çay bardağı pekmez)
  • ½ çay bardağı ufalanmış ceviz içi (ilave olarak 1/2 çay bardağı kuru üzüm)
  • 1 çay kaşığı tarçın (1 tatlı kaşığı tarçın)

Üzeri için:
  • pudra şekeri

Yapılışı:

1. Elmaları soyup rendeleyin, üzüm ve şekerle (pekmezle) birlikte suyunu çekene kadar pişirin. Pişince ceviz ve tarçını ekleyin.

2. Unu maya ile karıştırın. Toz şeker, yağ, yumurta,ve sütü ilave edin, yoğurun. Yumuşak bir hamur elde etmelisiniz.

3. Hamurun üzerini nemli bir bezle örterek, 1 saat kadar mayalandırın.

4. Mayalanan hamuru 16 parçaya ayırın. Her parçanın içine elmalı içten 1 kaşık kadar koyup kapatın. Avucunuzda yuvarlayarak top şekline getirin.

5. Yağlı kağıt koyduğunuz fırın tepsisine aralıklarla dizip, 30 dk daha bekletin.

6. Önceden 175 derece ısıtılmış fırında üzeri pembeleşinceye kadar (yaklaşık 15 dk) pişirin.

7. Soğuduktan sonra üzerlerine pudra şekeri eleyin.

Afiyet olsun....




Notlar ve Püf Noktaları:


  • Orijinal tarifin yanında, parantez içinde yazdıklarım benim kullandığım ölçü ve malzemeler
  • Orijinal tarif, hamuru 8 parçaya bölerek 8 büyük boy çörek elde ediyordu. Ben hamuru 16 parçaya ayırıp, yaklaşık 5-6 cm büyüklüğünde ve içi daha dolu çörekler elde ettim.
  • Bu çörekleri, içine marmelat koyup bol sıvıyağda kızarttığınız zaman Berliner benzeri çörekler elde edebilirsiniz. (biz çocukken bunlara ponçik derdik)
  • Benim gibi, bütün yemeklerde tam buğday unu kullanmalıyım takıntınız yoksa, normal un kullanıp, benimkilerden daha da yumuşak çörekler elde edebilirsiniz:)

31 Mart 2008

Yeniden Brokoli Çorbası ve Mudanya




İki hafta önce süpriz bir gezi yaptık: Orhangazi, Gebze, Mudanya ve Trilye....
İlk ikisi değil ama son iki yerden fena halde etkilendim ben.
Girit mahallesi, eski evler, sakin sessiz sokaklar, deniz kokusu, yeşile bürünüp baharı karşılayan anaç toprak ve elbette delisi olduğum zeytin ağaçları.

Gezi boyunca zaman endişesi olmadan, anayolu takip etmeyip, zeytinliklerin arasından, ara yollardan gittik. Doğanın uyanışını, verimli toprakları, tarlalarda harıl harıl çalışan çiftçileri izledik. Doğayla birlikte bizim de içimiz yenilendi.




Uzun uzun anlatayım isterdim ama, bir anda yemek blogundan gezi bloguna dönebilirim endişesi ile çok detaya girmiyorum.



Mudanya'yla brokoli çorbasının alakası ne diye düşünebilirsiniz. Ama var.
Şöyle ki:

Geçtiğimiz tarlaların birinde brokoli hasadı yapıyorlardı. Elbette hemen durduk ve tazecik brokolilerden taşıyabildiğimiz kadar satın aldık.

Çoğunu buzluğa yerleştirdim bile. Ama bu kadar taze brokolileri bir an önce tüketmek için, ilk olarak sevgili Münevver'in temel tarifinden yola çıkarak hazırladığım ve sonrasında sıklıkla yaptığım bu harika çorbayı yaptım.

Sevgili Münevver'in Pırasa çorbası, brokoli çorbasına şöyle dönüştü:


Mazlemeler:
4-6 kişilik

  • 1 adet brokoli
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 1 adet patates
  • 1 çorba kaşığı (silme) un
  • 1 tatlı kaşığı mısır unu
  • 1/2 lt süt
  • 1/2 lt su
  • 1 yumurta sarısı
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağ
  • 1 tutam muskat, tuz, karabiber

Yapılışı
  1. Önce diş sarımsakları zeytinyağında çevirin.
  2. Soğanları küp küp doğrayın zeytinyağına ekleyip soteleyin.
  3. Küçük doğranmış patatesleri ve brokolileri ilave edip bir süre daha çevirin.
  4. Unları ekleyerek 2-3 dakika sürekli karıştırın.
  5. Suyu (ya da et suyunu) ekleyip pişmeye bırakın. (suyu azar azar koyarsanız, kıvamına ve damak tadınıza göre ekleme yapabilirsiniz.)
  6. Sebzeler piştikten sonra blenderle ezin, yumurta sarısıyla çırptığınız sütü ekleyip biraz daha kaynatın.
  7. Muskat, tuz ve karabiberle tatlandırın.
  8. Kremayla ve parmesan rendesiyle servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun

25 Nisan 2007

Enginar Dolma


Bu yemek, bütün tariflerini çok beğendiğim ve çoğunu uygulayıp, keyifle kulaklarını çınlattığım sevgili (Rustic) Betül'e ait. Onun her tarifi çok orijinal ve çok lezzetli. Benim damak zevkime de çok uygun olduğu için, o ne yazarsa ben gözüm kapalı deniyorum.

Biz Betül'le bir gün bir yerlerde mutlaka karşılaşacağız. İçimde öyle bir his var:)) Bu yer muhtemelen Kuzey Ege de bir yerler olacak..
Betül bu tarifi kerevizle vermiş. Ben enginar ile denedim ve Betül ün önerisi ile bu yemeği asma yaprağına sararak uyguladım; hayatımda bu kadar lezzetli çok az yemek yedim..
Şimdi ne bulursam asma yaprağına sararak pişiriyorum, tavsiye ederim.
Yemeğin orijinal tarifi burada. Tek değişiklik, kereviz yerine enginar oluşu. Enginarlar zor piştiği için önce onları düdüklü tencerede 10 dakika pişirip, yemeği öyle yapmakta fayda var. Ben bu detayı atladığım için uzun süre pişirmek zorunda kaldım.
Betül bu güzel yemeğe vesile olduğun için çok teşekkürler.
Sonradan eklenen not: Sevgili Almula bu yemeği yapmış ve benim çekmeyi unuttuğum yapım aşamalarını da çok güzel fotoğraflamış. Bakmak isterseniz burada.

30 Ocak 2007

Bloglardan denedim-Rezene köklü Pilav

Sevgili Betül ün sayfası Rustic tam damak tadıma uygun tariflerin olduğu ve en sevdiğim bloglardan biri. Onun da oldukça fazla tarifini denedim ve her seferinde tariflerin orijinalliği, lezzetlerin damağıma uygunluğu beni büyüledi.
En favorim; yemek etkinlikleri sırasında verdiği Rezene Köklü Pilav tarifi oldu. Betül ün tarifini olduğu gibi uyguluyorum, tek ilavem: rezene nin o çok sevdiğim saçaklarına kıyamıyorum ve onları da pilava ilave ediyorum. Şu ana kadar (geçen yaz dondurmayı unuttuğum için) taze iç bakla bulup da koyabilmiş değilim, bu yüzden benimkiler şimdilik baklasız. Ha bir de biraz limon ilavesi yapıyorum..
Betül tekrar teşekkürler bu güzel lezzetler için..
Anneeee, bak bu tarifi mutlaka dene tam bizlik, lezzetine doyamayacaksın.

29 Ocak 2007

Bloglardan öğrendiklerim-Damla Sakızlı ve Lorlu Kurabiye ve diğerleri


İşte benim kendime bir blog yapmama karar verdiğim tarif bu.. Bunu ilk annem denedi; önce telefonda çılgınca nasıl güzel olduklarını anlatmaya çalıştı, sonra dayanamadı, kaptı bir kutu bize de getirdi "Bunu mutlaka tatmalısınız" diye.
Tadış o tadış, tiryakisi olduk. Hemen Sibel e bir teşekkür notu yazdım. Sonra her gün girip internete bakmaya başladım, "bugün yeni birşeyler var mı" diye.. O gün bugündür buralardayım işte.



Bu harika tarif "Sibelin Kahvesi" nden sevgili Sibel e ait. Herhalde onun sayfasını bilmeyen yoktur; bence kurabiyeler kekler ve minik tuzlular için harika bir kaynak. Daha pek çok tarif denedim oradan sonuç her seferinde çok başarılı oldu.
Bu kurabiye yumuşacık, mis kokulu, ve hafif. Üstelik çok farklı bir lezzete sahip. Uzunca bir süre de tazeliğini koruyor.Herkese öneririm.


Daha sonraki günlerde bir konuşma sırasında sevgili arkadaşım Melda dan, kurabiyeleri çift ölçü yapıp derin dondurucuda biriktirmeyi, ve kullanacağım zaman pişirmeyi öğrendim. Kurabiyeleri şekillendirdikten sonra tepsiye dizip yarım saat buzluğun şok kısmında bekletiyor, sonra posetlere doldurup, derin dondurucu da saklıyorsunuz. Kullanmak istediğinizde, donuk olarak, ısıtılmış fırına atıp, pişme süresine 5 dakika ekliyorsunuz, hepsi bu. (teşekkürler canım arkadaşım)
(Melda o kadar pratik bir kızdır ki, işten gelip yarım saatte tatlısından tuzlusuna en az 4 çeşit yemek yapabilir. Püf noktalarını işte böyle bende yavaş yavaş öğreniyorum):)

İşin sırrını öğrenince açtım blogları, aldım tarifleri, attım kendimi mutfağa, doldurdum buzluğu.. Size de tavsiye ederim. Şimdi Mimi tutturursa, 15 dakika sonra elinde oluyor kurabiyeleri.

Neler mi var buzlukta? İşte buyrun:
Sibel in Peynirli Kurabiyeleri (nefis ağızda dağılıyor),
Yine Sibel in Mahlepli Kurupastası (Mimi bunlara deli oluyor),
Harika sunumları ve nefis tarifleriyle, Teatime Sevgili Mine den Elmalı Rulo Kurabiyeleri (bu rulolar benim favorim. Buzlukta rulo halinde duruyor, az birşey çözülünce kesip fırına veriyorsunuz.. Lezzet: muhteşem!!)
Ve -Girit poğaçası- benim sevgili minik Kaliçunya larım da buzlukta.. Onların tarifini de başka bir zaman vereceğim
Sevgili Sibel, sevgili Mine bütün bu güzel lezzetler için tekrar teşekkürler.
Bütün yemek blogcuları: burada hepimiz her gün yeni birşeyler öğreniyoruz.. Karşılıksız paylaşıyoruz. Hepinizin ellerinize sağlık..