07 Ekim 2008

İzleri takip ederek...

Bu resimlerde bizim ayak izlerimiz gizli.
İpuçlarını birleştirerek tatil güzergahımızı bulan olur mu acaba?
Siz bulun, ben detayları anlatayım. Sonunda çok keyifli bir adreste buluşalım:)

DSC01651

Aslında burası yolumuzun üzerinde değil. Sırf görmek için biz yolumuzu kasıtlı olarak uzattık.
"Bu film burada çekildi, üstelik de filmdeki demirci atölyesi de burasıydı" desem, ilk ayak izlerimizi hemen bulursunuz değil mi?

DSC01653




DSC01674

Yine de bir fikir oluşmadıysa, bu tipik resim yardımcı olacaktır mutlaka...

Ah unutmadan; burası sahlep hammaddesinin en çok yetiştiği yer. Zaten aynı bitkinin üst kısmı da ilçenin adında geçiyor.

DSC01832

Ayak izlerimizi biraz daha Kuzeydoğuya yönlendirip, deli ormanların içine doğru yol alıyoruz.

DSC01714

Hedefimiz; atların nal seslerini duyabilmek.

DSC01734

Doğayla ve atlarla başbaşa harika 3 gün geçiriyoruz


DSC01793

Hiç çivi kullanılmadan yapılmış, 700 yıllık camiyi geziyoruz.

DSC01695

Hiç görmediğim kadar küçük sarılmış bu muhteşem lezzetleri ve daha pekçoğunu mideye indiriyoruz:)

DSC01811

Bir de buranın sarımsağı ile meşhur olduğunu söylesem?

25 Eylül 2008

lor salata

lorsalata


Malzemeler:
4 kişi için
  • * 300 gr Tuzsuz lor peyniri
  • * 1 kahve fincanı kadar çekirdekleri alınmış siyah zeytin
  • * 1 adet tatlı kırmızı biber
  • * 2-3 adet yeşil biber
  • * taze nane
  • * fesleğen (kuru ya da taze)
  • * 3 adet taze soğan
  • * 1 adet domates
  • * 2 çorba kaşığı zeytinyağı
Yapılış:
Bütün malzemeleri minicik doğrayıp, karıştırarak (en son domates) ekleyin. Hepsi bu

Notlar:
  • * Değişik ve hafif bir salata olarak sunabilirsiniz.
  • * Kalanını (dilerseniz tamamını) börek içi olarak değerlendirebilirsiniz.
  • * Milföylere sarıp dilimleyerek tek lokmalık bu börekcikleri pişirebilirsiniz.
  • * Nane kullanmayı lütfen ihmal etmeyin-tazesi yoksa kuru da olur- tuzsuz lor ve nane Girit mutfağının muhteşem ikilisidir.
  • * Kızarmış ekmek dilimleri, ya da cips üzerinde ikram edebilirsiniz.
  • * Kalın kesilmiş salatalık dilimlerinin ya da cherry domateslerin içlerini oyup bu karışımla doldurursanız konuklarınızdan müthiş tezahurat alırsınız, benden söylemesi:)
  • * Yoğurup minik toplar elde ederek, kürdan saplayıp sunabilirsiniz.
Daha ne olsun??
Tabi ki afiyet olsun:)


22 Eylül 2008

Babiş'i Takdimimdir:


Belki siz onları daha uzun zamandır tanıyorsunuzdur; ben sayfama bırakılan yorum sayesinde yeni tanıdım.
Öyle ki, o andan beri bu güzel blogda dolanıp duruyorum. Sizlere de bu sevgi dolu sıcacık sayfadan bahsetmeden yapamadım:

http://babiseyemekler.blogspot.com/

Burada, nefis bir anlatım ve bir çocuğa sevgiyle yapılmış yemekler bulacaksınız. Ama bizlerden farklı olarak bunları yapan ve yazan, çocuğuyla birlikte yaşayan bir baba.
Ama öyle bir baba ki, kızı için internette dolanıp yemek tarifleri bakınıyor, reçel kaynatıyor, dolma pişiriyor, hatta mantı yapıyor! Yaptıklarını da harika bir anlatımla blogunda paylaşıyor. Onlar birbirlerine "Babiş" diyorlar.

Ben Babişlerin sıkı bir takipcisiyim artık, sizlere de tavsiye ederim...

16 Eylül 2008

Eylül'e en çok havuçlu kek yakışır

havuçlu kek1


Yaprakların sararmaya başlayıp, minik yağmurlar taşıyan acemi bulutların hafifçe kapattığı gökyüzü yazdan sizi ayırmaya başladığında;
yani eve dönüş mevsiminde-Eylül'de..
Mutfaktan havuçlu kek kokusu yayılma zamanıdır...

Daha önce tarifini yayınlamış, yapanlardan oldukça olumlu yorumlar almıştım. Gelen tavsiyeler üzerine bir iki düzenlemeyle, bu keki damak zevkime daha da uygun hale getirerek, en sevdiğim kekler listesinde bir numaraya yerleştirdim.
Kekin orijinal tarifi burada.

Notlar ve ilaveler:

* Şekeri tümden çıkartıp, 1/3 cup esmer şeker ve 1/2 cup pekmez ilave ettim.
* 1/3 cup zeytinyağı yeterli oldu.
* Ceviz 1 cup oldu.
* Ortası delik olmayan kek kalıplarında daha iyi sonuç veriyor
* Bu kek üzeri kapalı bekletilirse ertesi gün nemli, yumuşacık süper birşey oluyor..Yani başarabilirseniz 1 gün bekletin:)
* 1cup=250 ml

Sonuç:
Bu kek en çok Eylül'e yakışıyor

h

08 Eylül 2008

Zeytinyağlı Kabaklı Pilav ve Bahçeden

Kabaklı Pilav:

Malzemeler:
4-6 kişilik
  • -1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • -1 adet kuru soğan
  • -2 adet yeşil domates
  • -1/2 kg Girit kabağı
  • -1 ölçü pirinç
  • -2 ölçü su
  • -tuz karabiber
  • -derotu
Yapılış:
  1. 1. Kabakları 5 dakika kadar haşlayıp sudan çıkartın.
  2. 2. Soğanları küp küp doğrayıp zeytinyağında soteleyin
  3. 3. Pirinci ekleyip 2-3 dakika daha sotelemeye devam edin.
  4. 4. Bir parmak kalınlığında doğradığınız kabakları ekleyerek bir süre daha çevirin.
  5. 5. Kaynar suyu ekleyin.
  6. 6. Yeşil domatesleri ufak doğrayıp ilave edin, tuz ile tatlandırın.
  7. 7. Pilav pişirdiğiniz şekilde pişirin.
  8. 8. Demledikten sonra ince kıydığınız dereotunu ekleyip karıştırın.
  9. 9. Soğuduktan sonra taze karabiber ilave edip servis yapın.
Notlar ve püf noktaları:
  • -Kabaklı pilavı bir Girit yemeği olarak biliyorum. Ama emin değilim.
  • -Bu yemeği ılık ya da soğuk tüketin, sıcak değil.
  • -Ne kadar çok dereotu o kadar çok lezzet:)
  • -Dereotunu pişerken değil piştikten sonra ekleyin, yoksa eriyor ve bulamaç gibi birşey oluyor.
  • -Yeşil domates bulamazsanız asla kırmızı domates kullanmayın, yeşil domates ile -kırmızının lezzeti farklı. (Yeşil domatesi Eylül ayında pazarda rahatlıkla bulabilirsiniz, turşuluk olarak satılır)
  • -Mümkün olduğunca minik kabaklar kullanın. Lezzet o kadar artar.
Afiyet olsun.

Not: Bu yemektekilerin "bizim kabaklar" olduğunu ekleyerek, bahçeden haberlere geçeyim:)



En sevdiğim ay, Eylül; hasat zamanı. Bahçenin de en güzel ayı.
Bahçeden haberlere bir türlü fırsat gelmedi. Aslında beklediğim kadar keyifli ve verimli geçmedi bahçe bu sene.

Hasat!

Önceki yıllarda edindiğim hobby bahçeciliği tecrübeleri sayesinde, iki yıl boyunca aklınıza gelebilecek her türlü organik sebze ve ot çeşidini yetiştirip bol mahsul alınca, bu bahçeyi de kotarırım sanıştım. Bu ne yazık ki-pek çok değişik olumsuz faktörün bir araya gelişiyle- gerçekleşemedi. Umarım seneye sulama sistemini halledip, etrafı çitle çevirince, kendi bildiğim ve istediğim şekilde sebzelerimi yetiştirebilirim.
Bütün olumsuzluklara rağmen, tam benim istediğim şekilde olmasa da, bazı organik sebzeler yetiştirebildik yine de.



Ağaçlarımız ise bakımsızlık ve susuzluktan dolayı fazla verimli halde değillerdi. Yine de, 50 kadar vişne ağacımız vişneyle dolup taştığında (ki bu aşağı yukarı 1 ton ya da fazlası ediyor) bu kadar çok vişneyi nasıl toplayacağımız, nasıl depolayacağımız, ya da ne yapacağımız konusunda panik olduk. Çoğu vişnemiz ağaçta kurudu gitti. Hayatımda gördüğüm en iri ve lezzetli vişnelerdi.
Kirazlarımızı saksağanlar yedi!
Can eriklerini vaktinden önce toplamışız; heba oldu gitti:)
Neyse ki kayısıların hepsini toplayabildik, dağıtabildik.
Nektarinler bir türlü olmadı, hala bekliyoruz:)
Bir çok çeşit elmanın ne yazık ki hepsi kurtlu.
Ağaç bakmak zor işmiş!!
Armut ve ayvalar için beklemedeyiz. Mürdümler ve kırmızı erikler dolup taşıyor, akıbetleri vişnelerinki gibi olmasa:))


29 Ağustos 2008

Kahvaltı masası alernatifleri


Yeni birşeyler bulup da denediğim zaman mutlu oluyorum. Sonra onları sevdiklerime tavsiye faslı başlıyor. Ben de, başkalarının deneyip tavsiye ettikleri şeyleri daha bir güvenle alıyorum.

Bu yüzden de, alıp, deneyip, beğendiğim ya da beğenmediğim ürünleri sizlerle paylaşmaya karar verdim. Denemeseniz bile, fikir sahibi olmak, karar vermek açısından faydalı olabilir.

Bu ürünlerin hepsini denedim ve çok beğendim. Her ürününü çekinmeden denediğim Erzincan Mandıra'dan buldum bunları. Değişik iftariyelik alternatifleri olabilir diye düşündüm.



Bu gördükleriniz zeytin reçeli! Ben hayatımda ilk defa yedim. Tadına doyamadım. Az şekerli, ham zeytin tadı baskın, çok değişik bir lezzet. Sağ tarafta sepette duran harika hazır bruscettaları, ne yazık ki not etmediğim için marka olarak yazamıyorum; bir dahaki sefere!


Bunlar "Zeytin kokteyli" ya da "Akdeniz zeytin kokteyli" adıyla satılıyor. Çok güzel bir karışım: büyük boy çekirdekleri alınmış yeşil zeytin, ceviz, kurutulmuş domates, tane karabiber, ve defne yaprağının sızma zeytinyağında bekletilmesi ile yapılmış. Bu yazdıklarımla, enfes tadını hayal edebilirsiniz sanırım..
Arkada görünen Ayvalığın meşhur Sepet Peyniri. Ankara'da bulabildiğim yegane gerçek sepet peyniri!!


Minik bir kavanozda, ekmek batırmak üzere benim hazırladığım aromalı zeytinyağı:
Bir diş sarımsak, bir iki adet tane karabiber, tatlı kaşığı kekik ve süs için biber (bu acı değil) ve sızma zeytinyağı.
Zeytinyağını kullandıkça üzerine ekleyerek, bu minnacık kavanozu her an dolu tutabilirsiniz.



Kullanışlı ve estetik bir tasarım olduğunu düşünerek aldığım bu reçellik Esse'den.
En altta, Bozcaada'lı Sevgili Afro'mun yaptığı enfes karadut reçeli. Orta katta bahçemizin vişneleriyle yapılan vişne reçeli ve bilin bakalım en üstteki ve ilk resimde yer alan nefis yiyecek ne? Kimler bu muhteşem lezzetin tadını ve adını biliyor acaba??